Ana içeriğe geç
Miras & Hafıza

ODTÜ Mezunları Derneği Dijital Kütüphanesi

ODTÜ Mezunları Derneği
Ahlatlıbel Ormanı
1 / 18
Çerçeve

Ahlatlıbel Ormanı

Yıl 2014
Tarih 20.04.2014
Kategori Yerleşke, Mimari
Konum ODTÜ Ormanı
Bağışlayan / Kaynak ODTÜ MD arşivi
Konu ODTÜ Ormanı

Açıklama

Ağacı Diktiğimiz Yer: Ahlatlıbel

Aydın Tiryaki (ChE’81)

12 bin ağacın ODTÜ arazisine dikileceği 20 Nisan Pazar günü yola çıktığımızda Konya yolu bir Pazar günü için oldukça yoğundu; biliyorduk ki, onların bir bölümüyle aynı yere gidiyorduk. İncek - Ahlatlıbel yönünde giden bir mavi ODTÜ otobüsünün arkasına takıldık ve onun yol göstericiliğinde doğru yere ulaştık. Otobüsün arka camına yapıştırılmış afişte “20 Nisan’da şenlik var… Bir ağaç sizden bir orman bizden” yazıyordu.

Uzaktan görünen uçurtmalar çocukların olduğunun habercisiydi. Kalabalık içinde çocukların ve bebeklerin çok sayıda olması geleceğimizin şekillenmesine katkıda bulunacağı için çok sevindiriciydi. Ağaç dikim alanının önündeki alanın çevresi bantla kapatılmış ve bu bölüm çocuklar için ayrılmıştı.

Yere batırılarak sıra sıra dizilmiş kürekler hazırolda durmuş, az sonra başlayacak büyük eylem için görev bekliyorlardı. Kürek saplarındaki “ODTÜ’lü ormanına sahip çık” yazılarıdaha önceki ağaç şenliklerinden bugüne taşınan izlerdi. Üzerinde “Bir ağaç sizden bir orman bizden” yazan yeşilli, beyazlı tişörtler günü özetliyordu.  Formalarıyla gelmiş ODTÜ’lü sporcular spora daha büyük anlam yüklüyorlardı.  Bisikletliler sıra sıra dizilmiş bisikletleriyle biz de buradayız diyorlardı.Yalnızca ODTÜ öğrencileri, mezunları, mezun dernekleri değildi orada olan; doğasever Ankaralılar da oradaydı. Üzerinde TEMA, Hacettepe Üniversitesi yazan tişörtlerle öğrencileri görmek çok güzeldi. 

TED Koleji binalarının güneyinde, göl manzaralı bir alana ağaçları diktik. Mogan Gölü’nün ucunu kuş bakışı görüyorduk. Tören alanının hemen arkasındaki en az 30 katlı devasa beton yığını o kalabalığa ve sıra sıra fidanlara nasıl bir kıskançlıkla bakıyordu kim bilir.

Şenliğin, konser, gösteri, konuşma bölümü bitince üç yönde büyük bir akın başladı. Sıralanmış küreklerden birini kapan ilk gördüğü çukurun başına gidip büyük görevini yerine getiriyordu. Fidanların nasıl dikileceğini anlatan yarım sayfalık yazıyı ODTÜ’lü bilmişliğiyle “ne gerek var, ben zaten biliyorum” sözlerinden sonra kaçamak bakışlarla okumuş binlerce kişi fidanları yerleştirdikten sonra özenle toprağı doldurup, sıkıştırıp, düzeltiyordu. Küçük kağıtlara yazılmış notlar, adlar, mesajlar minicik dallara iliştiriliyordu. Hemen bir sonraki fidan için koşturmaca başlıyordu.  Ellerinde yarı saydam plastik kovalarla su taşıyanlar fidanlar cansuyunu veriyordu.  Doğa için güzel birşeyler yapmış olmanın mutluluğu yüzlerden okunuyordu. 300 bin ağaç dikmek için başlatılan kampanyanın doğaya katkısı çok büyük olacak, insanlara verdiği mutluluk ise ölçülemez.

Alanın en uzağındaki ağaçlar da dikildikten sonra patika yollardan akın akın geriye dönüşün görüntüsü bir başkaydı. Ojeli tırnaklı ellere kürek ve toprak çok yakışıyordu… Elinde küreği, sırtında fidanlardan kalan poşet atıklarını topladığı kocaman torbalarla yokuş yukarı çıkan ODTÜ’lüler, cefakar ve vefakar Anadolu kadının Ankara yamaçlarına yansımasıydı.

Fotoğraflar (20 Nisan 2014): Aydın Tiryaki (ChE’81)

Anılar

Bu koleksiyonla ilgili hatırladıklarınız arşivin bir parçası olsun. Paylaştığınız anı, arşiv ekibinin onayından sonra bu sayfada yayınlanır.

Henüz anı paylaşılmamış. İlk siz olun.

Açıklama

Ağacı Diktiğimiz Yer: Ahlatlıbel

Aydın Tiryaki (ChE’81)

12 bin ağacın ODTÜ arazisine dikileceği 20 Nisan Pazar günü yola çıktığımızda Konya yolu bir Pazar günü için oldukça yoğundu; biliyorduk ki, onların bir bölümüyle aynı yere gidiyorduk. İncek - Ahlatlıbel yönünde giden bir mavi ODTÜ otobüsünün arkasına takıldık ve onun yol göstericiliğinde doğru yere ulaştık. Otobüsün arka camına yapıştırılmış afişte “20 Nisan’da şenlik var… Bir ağaç sizden bir orman bizden” yazıyordu.

Uzaktan görünen uçurtmalar çocukların olduğunun habercisiydi. Kalabalık içinde çocukların ve bebeklerin çok sayıda olması geleceğimizin şekillenmesine katkıda bulunacağı için çok sevindiriciydi. Ağaç dikim alanının önündeki alanın çevresi bantla kapatılmış ve bu bölüm çocuklar için ayrılmıştı.

Yere batırılarak sıra sıra dizilmiş kürekler hazırolda durmuş, az sonra başlayacak büyük eylem için görev bekliyorlardı. Kürek saplarındaki “ODTÜ’lü ormanına sahip çık” yazılarıdaha önceki ağaç şenliklerinden bugüne taşınan izlerdi. Üzerinde “Bir ağaç sizden bir orman bizden” yazan yeşilli, beyazlı tişörtler günü özetliyordu.  Formalarıyla gelmiş ODTÜ’lü sporcular spora daha büyük anlam yüklüyorlardı.  Bisikletliler sıra sıra dizilmiş bisikletleriyle biz de buradayız diyorlardı.Yalnızca ODTÜ öğrencileri, mezunları, mezun dernekleri değildi orada olan; doğasever Ankaralılar da oradaydı. Üzerinde TEMA, Hacettepe Üniversitesi yazan tişörtlerle öğrencileri görmek çok güzeldi. 

TED Koleji binalarının güneyinde, göl manzaralı bir alana ağaçları diktik. Mogan Gölü’nün ucunu kuş bakışı görüyorduk. Tören alanının hemen arkasındaki en az 30 katlı devasa beton yığını o kalabalığa ve sıra sıra fidanlara nasıl bir kıskançlıkla bakıyordu kim bilir.

Şenliğin, konser, gösteri, konuşma bölümü bitince üç yönde büyük bir akın başladı. Sıralanmış küreklerden birini kapan ilk gördüğü çukurun başına gidip büyük görevini yerine getiriyordu. Fidanların nasıl dikileceğini anlatan yarım sayfalık yazıyı ODTÜ’lü bilmişliğiyle “ne gerek var, ben zaten biliyorum” sözlerinden sonra kaçamak bakışlarla okumuş binlerce kişi fidanları yerleştirdikten sonra özenle toprağı doldurup, sıkıştırıp, düzeltiyordu. Küçük kağıtlara yazılmış notlar, adlar, mesajlar minicik dallara iliştiriliyordu. Hemen bir sonraki fidan için koşturmaca başlıyordu.  Ellerinde yarı saydam plastik kovalarla su taşıyanlar fidanlar cansuyunu veriyordu.  Doğa için güzel birşeyler yapmış olmanın mutluluğu yüzlerden okunuyordu. 300 bin ağaç dikmek için başlatılan kampanyanın doğaya katkısı çok büyük olacak, insanlara verdiği mutluluk ise ölçülemez.

Alanın en uzağındaki ağaçlar da dikildikten sonra patika yollardan akın akın geriye dönüşün görüntüsü bir başkaydı. Ojeli tırnaklı ellere kürek ve toprak çok yakışıyordu… Elinde küreği, sırtında fidanlardan kalan poşet atıklarını topladığı kocaman torbalarla yokuş yukarı çıkan ODTÜ’lüler, cefakar ve vefakar Anadolu kadının Ankara yamaçlarına yansımasıydı.

Fotoğraflar (20 Nisan 2014): Aydın Tiryaki (ChE’81)