Ana içeriğe geç
Miras & Hafıza

ODTÜ Mezunları Derneği Dijital Kütüphanesi

ODTÜ Mezunları Derneği
Eymir Gölü
1 / 30
Çerçeve

Eymir Gölü

Yıl 1970
Tarih 01.01.1970
Kategori Yerleşke, Mimari
Konum Eymir gölü
Bağışlayan / Kaynak ODTÜ MD arşivi

Açıklama


Eymir Beni Çağırıyor...


Aydın TİRYAKİ (ChE’81)


Haftasonları cıvıl cıvıl kalabalıklara ev sahipliği yapan Eymir’e hafta içi bir gün erken saatte gidince Eymir’in renklerinin ve seslerinin ne kadar farklı ve güzel olduğunu fark edersin. 50 yıl önce ve 80 yıl önce Kemal Kurdaş’ın burada neler hissettiğini anlamak için bir Eylül sabahı Eymir’de olmak gerekiyormuş.


Kurdaş 1961 yılında ODTÜ’ye rektör olduğunda Eymir’i çok önemser: "Bu göl Eymir olmasın?" diye sordum. Türkiye'ye insan yetiştirmek, arzu ettiğim tipte modern insan yetiştirmek, o yabani kır güzeli Eymir’i ağaca boğmak, karaya bir orman vermek, bütün bu düşünceler kafamda birden yeşerip birbiriyle sarmaş dolaş oldular. Demek Eymir beni çağırıyordu…


30’lu yıllarda Ankara’da taksi şoförlüğü yapan abisiyle bir yolculuğu sırasında Eymir’i görür ve tutkuyla bağlanır: “Bundan sonra hemen hiçbir zaman o ince, uzun, beyaz sulu göl benim aklımdan çıkmadı. Her hatırlayışımda o güzel gölün tek ağaçsız bir yabanda yalnızlığa terk edilmişliğinin iç sıkıntısını duydum.” (1)


Sabah saatleri gölün Doğu kıyısında olacaksın ki, hem karşı yakadaki ağaçların pırıl pırıl yüzeydeki yansımalarını göreceksin hem de hafif rüzgârla hışırdayan sazlıkların arasından su kuşlarının sabah şarkılarını dinleyeceksin. Kurumuş yaprakların üzerinde yürüyen kaplumbağanın hiç de yavaş olmadığını fark edeceksin.


Öğleden sonra gölün Batı yakasındaki ormanın içinden geçip Barış Çeşmesi’ne vardığında 60’lı yıllarda göl bayramlarında dikilen ağaçların nasıl göğe uzandığını, gölgelerinde ağaç kırıntıları, kozalakların nasıl doğal bir ortam oluşturduğunu göreceksin. Eymir’in ağaçlarının düşen dalları ve kozalaklarıyla Barış Çeşmesi’nin yanına EYMİR’in adını yazarken hem 50 yıl öncesinden BARIŞ mesajı gönderenlere hem de “Eymir beni çağırıyor” mesajıyla buralara gelip, yeşil doğayı taşıyanlara bir saygı seremonisinde olduğunu hissedeceksin.


Eymir’i ağaçlandıran, oradaki doğal yaşamı koruyan ODTÜ’lülerin Ankara’ya yaptıkları katkı çok önemlidir. Eymir ODTÜ’lüden Ankaralıya bir armağandır. 


    (1) ODTÜ’yü ODTÜ Yapan Rektör Kemal Kurdaş – Anılar Görüşler, Hazırlayan Ayşe (Ataman) Taylan,  Eymir Kültür Vakfı, 2006


Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (12 Eylül 2013)




Anılar

Bu koleksiyonla ilgili hatırladıklarınız arşivin bir parçası olsun. Paylaştığınız anı, arşiv ekibinin onayından sonra bu sayfada yayınlanır.

Henüz anı paylaşılmamış. İlk siz olun.

Açıklama


Eymir Beni Çağırıyor...


Aydın TİRYAKİ (ChE’81)


Haftasonları cıvıl cıvıl kalabalıklara ev sahipliği yapan Eymir’e hafta içi bir gün erken saatte gidince Eymir’in renklerinin ve seslerinin ne kadar farklı ve güzel olduğunu fark edersin. 50 yıl önce ve 80 yıl önce Kemal Kurdaş’ın burada neler hissettiğini anlamak için bir Eylül sabahı Eymir’de olmak gerekiyormuş.


Kurdaş 1961 yılında ODTÜ’ye rektör olduğunda Eymir’i çok önemser: "Bu göl Eymir olmasın?" diye sordum. Türkiye'ye insan yetiştirmek, arzu ettiğim tipte modern insan yetiştirmek, o yabani kır güzeli Eymir’i ağaca boğmak, karaya bir orman vermek, bütün bu düşünceler kafamda birden yeşerip birbiriyle sarmaş dolaş oldular. Demek Eymir beni çağırıyordu…


30’lu yıllarda Ankara’da taksi şoförlüğü yapan abisiyle bir yolculuğu sırasında Eymir’i görür ve tutkuyla bağlanır: “Bundan sonra hemen hiçbir zaman o ince, uzun, beyaz sulu göl benim aklımdan çıkmadı. Her hatırlayışımda o güzel gölün tek ağaçsız bir yabanda yalnızlığa terk edilmişliğinin iç sıkıntısını duydum.” (1)


Sabah saatleri gölün Doğu kıyısında olacaksın ki, hem karşı yakadaki ağaçların pırıl pırıl yüzeydeki yansımalarını göreceksin hem de hafif rüzgârla hışırdayan sazlıkların arasından su kuşlarının sabah şarkılarını dinleyeceksin. Kurumuş yaprakların üzerinde yürüyen kaplumbağanın hiç de yavaş olmadığını fark edeceksin.


Öğleden sonra gölün Batı yakasındaki ormanın içinden geçip Barış Çeşmesi’ne vardığında 60’lı yıllarda göl bayramlarında dikilen ağaçların nasıl göğe uzandığını, gölgelerinde ağaç kırıntıları, kozalakların nasıl doğal bir ortam oluşturduğunu göreceksin. Eymir’in ağaçlarının düşen dalları ve kozalaklarıyla Barış Çeşmesi’nin yanına EYMİR’in adını yazarken hem 50 yıl öncesinden BARIŞ mesajı gönderenlere hem de “Eymir beni çağırıyor” mesajıyla buralara gelip, yeşil doğayı taşıyanlara bir saygı seremonisinde olduğunu hissedeceksin.


Eymir’i ağaçlandıran, oradaki doğal yaşamı koruyan ODTÜ’lülerin Ankara’ya yaptıkları katkı çok önemlidir. Eymir ODTÜ’lüden Ankaralıya bir armağandır. 


    (1) ODTÜ’yü ODTÜ Yapan Rektör Kemal Kurdaş – Anılar Görüşler, Hazırlayan Ayşe (Ataman) Taylan,  Eymir Kültür Vakfı, 2006


Fotoğraflar: Aydın Tiryaki (12 Eylül 2013)